Su Ürünleri Sektörü Kendini Ciddiye Alıyor Artık - 2
Malatya ve Elazığ illerimizde Keban Barajı ve Karakaya barajlarını ve akarsulara kurulan alabalık çiftliklerini en sonunda kendi gözlerimle görebildim.En son 2005 yılında doğu ve güneydoğu Anadolu’da epeyce şehir gezmiştim. 4 yılda çok farklı gelişmeler olmuş.Kırsal kalkınma destekleriyle bir çok sanayici ayakta kalmaya başlamışlar. Malatya da dünyanın ihtiyacı olan kayısının % 96’ sı üretiliyor. Üretici fiyatlardan çok şikayetçi. 3-4 yıldır alabalık çiftliği sayısı katlanarak artmış. Büyük firmalar bu işe tam kapasite girmişler. Hepsine ulaşamasam da dergiyi okuyunca Anadolu sularının artık değerinin anlaşıldığını siz okurlarımızda görecekler. Batıda 25 yıldır alabalık işletmeleri epeyce yol aldılar. Teknolojik yatırımlarını çoğu tamamlamış durumda Epeyce yetişmiş elemanları var. Fakat aynı şeyi Anadolu’daki işletmeler için söylemek zor. Zaten kendileri de kalifiye elemen bulamadıklarından yakınıyorlar.Karada kurulu irili ufaklı yüzlerce aile şirketi var. Çoğu balığın yavrusunu kuluçkahanelerden alarak besi yapan firmalar. Entegre olmuş birkaç şirket dışında bu işten fazla para kazandıklarını sanmıyorum. Sonuçta dönüp dolaşıp söz doğru ve bilinçli yapılanmaya geliyor. Yani bu bölgelere daha çok bilgi ve uygulamada tecrübeli insana yatırım yapılmak zorunda. Yıllarca yaşanan sorunlar daha uzun yıllar da sürebilir. Üniversitelerin su ürünleri bölümleri çok daha verimli insanlar yetiştirmeli. Çok büyük kalifiye eleman açığı var. Gerçekten barajlarda üretim yapan şirketleri kutlamak gerek. O kadar uzak ve imkansızlık dolu ıssızlara bu işletmeleri kurarak, kilometrelerce yol yapıp, yaşam alanı kurmak yavru balıkları çok zor şartlarda besiye almak ve pazarlamayla uğraşmak hiç de kolay değil. Ben uzun zamandır bu insanlarla birebir görüşmek istiyordum ve bunu da yaptım. Bundan sonraki amacım tüm Karadeniz’de kurulu balık üretim birimlerini, üniversite ve meslek yüksek okullarını dergimizde tanıtmak. Bunun için de en kısa zamanda Karadeniz bölgesine giderek iç sularda ve denizde yapılan her şeyi gözlemleyip resimlemek olacak. Anadolu’da su dünyasına gösterilen ilgi inanın ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösterdi. Bu dergi hepimizin dergisi sloganımızın doğruluğunu net bir şekilde ortaya koydu. Keşke maddi olanaklarımız elverse de her ay bir yöreye gidip sektörü inceleyebilsek. Sektörü gezenler aslında ne kadar büyük bir camia olduğumuzu daha iyi anlayacaklardır. Bu sayı Anadolu sularındaydık gelecek sayı Karadeniz’in hırçın doğasında görüşmeyi umuyorum.
Sevgiyle kalın