|
Balık Beslemenin Önemi - 2
|
|
3.Yem Tüketimini Belirleme Teknikleri İşletme veya laboratuar koşullarında balıkların tükettikleri yemin miktarı tespit edilebilir. Örneğin, belirli bir süre aç bırakılan balıklar yemlenir. Belirli zaman aralıklarında (4, 8, 12, 16, 24 saat gibi) havuzdan alınan örnekler kesilerek midelerindeki sindirim materyali miktarı belirlenir. modelleme yapılır ve yemin kaç saatte ve hangi oranda boşaltıldığı ve dolayısıyla iştaha dönüş süresi hesaplanır. Başka bir teknik de “röntgen tekniğidir”. Bu teknikte yem içine cam bilyeler ilave edilip balıklara yedirilir ve belirli zaman aralıklarında cam bilyeler yem ile birlikte sindirim kanalında ilerlerken balıkların röntgeni çekilerek midede kalan yem miktarı hesaplanır.
Yazının devamı için tıklayın
|
| |
|
Balık Beslemenin Önemi - 1
|
|
Ülkemiz ve dünyadaki pek çok ülke için 2008 yılında başlayan ve 2009 yılında etkisini üst seviyelere çıkartan bir ekonomik kriz dalgasının etkilerini tüm sektörlerde olduğu gibi su ürünleri yetiştiriciliğinde de gördük. Sonuçlar bize gösterdi ki, organize olmak ve birlikte hareket etmek çok önemli. Ancak bu ne kadar uygulanabildi ya da uygulanabilir hala tartışılabilir bir durumda. Sektörün büyük bölümü zarar görse de, hala devam eden yatırımlar ve konu ile ilgili çalışmalar gerçekten çok sevindirici. Tüm baskılara ve ekonomik krize rağmen ayakta kalan ve hala büyüme çabası içinde olan böyle bir sektörde çalışmaktan gurur duymak gerekir. Fakat yapılan hataları tekrarlamamak ve önlemleri şimdiden almak da çok önemli. Genel anlamda su ürünleri yetiştiriciliği dendiğinde artık çok geniş ve büyük bir sektörden söz etmekteyiz. Ayrıca çok yorucu ve uğraş dolu ayrıca ekonomik yükü oldukça fazla bir çalışma alanı da dikkati çekmektedir. Her bir adımı pahalı yatırımlar ve uğraşlar gerektiren çalışmalardan oluşan bu sektörde, maliyetlere bakıldığında hala ilk sırada yem ve beslemenin geldiği görülmektedir. Çünkü yem hammaddelerinin fiyatları hızla artmakta ve buna karşılık balık fiyatlarının artmaması dikkat çekici bir konudur. Bu durum doğal olarak bu alanda pek çok çalışmanın ele alınmasına ve uygulamalarına neden olmaktadır.
Yazının devamı için tıklayın
|
|
Balık Yemi İle Balık Maliyetleri Arasındaki Değişimler
|
|
Son veriler göstermektedir ki dünya toplam su ürünleri üretimi giderek artmaktadır. Bunda en önemli unsur, artan açlığa karşılık açığa çıkan hayvansal protein gereksiniminin birim alandan en fazla ürün alınabilen su ürünleri üretiminden karşılanabiliyor olmasıdır. Yetiştiricilik yöntemlerinden ağırlıklı olarak yarı entansif sistemin ön plana çıktığı gözlense de, son yıllarda özellikle entansif hatta hiper entansif yetiştiriciliğin de artmakta olduğu gözlenmektedir. Ülkemizde bu gelişime özellikle yetiştiricilik alanındaki yoğunluk ile katılmaktadır. Avcılık yoluyla elde edilen üretim miktarında gerek küresel ısınma ve gerekse aşırı avlama gibi etkiler sonucunda balık stoklarında bir azalma olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında önemli bir besin maddesi olan su ürünlerine olan talep de hızla artmaktadır. Sonuç olarak yetiştiricilik yoluyla elde edilen üretim miktarında hızlı bir artış görülmektedir. Özellikle deniz balıkları çalışmalarında entansif yani tam kontrollü çalışmalar ön plana çıkmış ve hızla gelişimini hızla sürdürmüştür. Geçmişten günümüze dek canlı deniz kaynaklarının hiç tükenmeyeceği ve popülasyonların sürekli olarak kendisini yenileyeceği düşünülmekteydi. Artan dünya nüfusunun su ürünlerini ucuz ve besleyici bir besin kaynağı olarak görmesi sonucu oluşan talep, buna karşılık insanoğlunun yaşam periyodu boyunca denizlere verdiği çevresel zararlar ve bunun beraberinde getirdiği olumsuz tablo, ister istemez su ürünleri yetiştiricilik sektörünün gelişimini sağlamıştır. Günümüzde su ürünleri yetiştiriciliği, tüm yan sanayi kolları ile birlikte, bir endüstri haline gelmiş durumdadır.
Yazının devamı için tıklayın
|
|
Su Ürünleri Sektörünün Gelişmesi İçin Neler Yapılmalı?
|
|
Ülkemiz su ürünleri yetiştiriciliğinin son yıllardaki gelişimi kesinlikle göz ardı edilemez. Özellikle son yıllardaki değişim, gözlenen tüm olumsuzluklara rağmen devam etmektedir. Son ekonomik krizle birlikte sektörde sayı bakımından daralma gözlense de, ileride üretim miktarı açısından bugünkünden daha fazla üretim yapılacağı beklenmektedir. Tüm sektörlerde bu gibi olaylarla karşılaşılmaktadır. Ancak sektörü bu denli etkileyen ekonomik kriz dışında yıllardır süre gelen, çoğu haksız yaklaşımlardan oluşan konular da bulunmaktadır. Ülkemizdeki su ürünleri yetiştiriciliği hızla gelişen bir sektördür. Belirtilen hedef ve politikaların gerçekleşmesi, su ürünleri sektörünü daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacak, istihdam ve ülke ekonomisi açısından önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Ancak bunların sağlanmasında bazı sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Bunların içinde en önemli etki toplumun ağırlıklı olarak yaklaştığı çevre ve bu tip üretimlerle elde edilen balıkların sağlıklı olup olmadığıdır. Bu çerçevede konu şu şekilde toplanabilir;
Yazının devamı için tıklayın
|
|
BALIK YEMLERİNİN KALİTE ve GELİŞİME ETKİLERİ YÖNÜNDEN İZLENEBİLİRLİĞİ KONULARI
|
|
Bilindiği gibi su ürünleri yetiştiriciliği içinde maliyeti etkileyen en önemli kısım yem giderleridir. Bu durum literatürlerde %40 - 60 gibi oranlarda verilse de, özellikle son 2 yıl içinde %65 - 68 gibi oranlara kadar ulaşmıştır. Buna bağlı olarak tüm yetiştiricilik sistemlerinde önemli bir sorun olarak ilk sıradaki yerini korumaktadır. Yemlerin bu denli ön sırada yer alması tüketimi ve yetiştiriciliği olumsuz yönde etkilemektedir. Ancak buna etken olan etmenlerin bilinmesi, buna göre tedbirler alınması ve uygulanması gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Neden yemler maliyete bu kadar etkiyor? Bu sorunun cevabı aslında çok uzun açıklamalarla ifade edilebilir. Ama özetle; yaklaşık %80’ni ithal hammadde kullanımı ile gerçekleştirilen bu yemler, döviz kurlarındaki artışla ciddi olarak etkilenmiştir. Oysa üretilen balıkların satış fiyatlarındaki genel durgunluk pariteleri çok daraltmış ve kar marjlarını azaltmıştır. Yani su ürünleri yetiştiriciliği bundan 10- 15 yıl önceki gibi çok karlı olmaktan çıkmış, artan yatırım maliyetlerine paralel olarak oldukça maliyetli ve zor bir iş konumuna gelmiştir. Ayrıca ülkemizdeki vergi ve enerji fiyatlarındaki yükse maliyette önemli etkenler içinde yer almıştır. Bunlar yem yapımı için olanlardır. Bunlara ek olarak yavru balık kalitesi, depolama, yemlerin veriliş şekilleri, hastalık vb. gibi faktörler de maliyeti yem açısından arttırmaktadır.
Yazının devamı için tıklayın
|
|
Balık Yemi ve Nereden Nereye?
|
|
Ülkemizdeki su ürünleri gelişiminin ne kadar büyük bir hızla arttığını, yaşanılan şu ekonomik krize rağmen gelişimini sürdürdüğü konusunda oldukça fazla belirttik. Sanırım artık kimsenin buna itirazı yoktur. Her sektör etkilenmiştir. Her sektörde işten çıkartmalar olmuştur. Ama unutulmamalıdır ki bu bir süreçtir ve geçecektir.
Ülkemizdeki su ürünleri üretimi arttıkça, paralelinde başta balık yemi üretimi olmak üzere ilgili pek çok alanda gelişmelere ve yeni yatırımlara da rastlanmaktadır. Ama bu paralel gelişmeler içinde kuşkusuz yem sanayindeki gelişmeleri göz ardı edemeyiz. Evet teknolojik olarak her şey gelişti ama yemin yeri çok ayrı. Çünkü halen yaklaşık %70-80’ni ithal hammaddeden oluşan ve çok büyük teknik yatırım ve bilgiye gereksinim duyan balık yemlerinin toplam maliyet içinde ki oranı yaklaşık %50-65 gibi bir oranda hesaplanmaktadır. Doğal olarak bu durum yem konusunu yetiştiricilik içinde ilk sıraya taşımaktadır.
|
|
Acil Olarak Organik Yem
|
|
Su Dünyası Dergisi’nin bir önceki sayısında organik yem üretimi ile ilgili olarak çok genel bilgileri belirtmeye çalışmıştım. Geçen süre içinde konu hakkında bilgi almak isteyen ya da
konuyu merak eden kişilerin aslında hiç de az olmadığını fark ettik. Bu durumda konu ile ilgili olarak bu sayı için de organik yem hakkında açıklamalarda bulunmayı uygun gördük.
|
|
|
|
Proje kapsamında ele alınan türlerin biyolojik ihtiyaçları göz önünde bulundurularak ülkemizde ilk defa organik balık yemi üretimi yapılacaktır. Uygun hammaddenin (organik sertifikalı) temini, organik standartlara uygun rasyon hazırlanması, organik standartlara uygun yem üretilmesi ve uygulama sonunda deneme süresine ait türlere özgü besleme tablolarının oluşturulması projenin kapsamı içerisindedir. Bununla birlikte, proje kapsamında konvansiyonel üretimde kullanılan besleme tabloları organik üretimde kullanılmayacaktır. Ayrıca organik hammaddelerin kontrollü üretimi yapılmayacaktır.
|
|
Kültür Balıkçılığının Dünü, Bugünü ve Geleceği
|
|
Genelde avcılık yolu ile temin edilen su ürünleri, artan nüfus yoğunluğuna ve talebe karşın sürekliliğini sürdürebilmesi için kültür koşullarında da ele alınması yönünde önemli çalışmalara ve yatırımlara neden olmuştur...
|
|
Balık Unu ile Nereye Kadar?
|
|
Ülkemizde yapılan su ürünleri yetiştiriciliğinin gelmiş olduğu noktaya baktığımızda son derece önemli bir gelişme ve uygulama ile karşılaşılmaktadır. Bu durum dünyada ki gelişime paralel olarak özellikle son 7-8 yıl içinde gerçekleştirilmiş önemli bir başarıdır. Bu gelişim ile su ürünlerinde pek çok sektörün de geliştiği ve hatta yeni çalışmalar ile büyük bir camiaya dönüştüğü ve önemli bir istihdam oluşturduğu da gözden kaçmamalıdır...
Yazını devamı için tıklayınız
|
|
Su Ürünleri Yetiştiricilik Sektörünün Sürdürülebilir Gelişimi Prensipleri
|
|
Su ürünleri yetiştiricilik sektörünün sürdürülebilir gelişimi prensipleri, son dönemlerde, özellikle 2000'li yıllarda inanılmaz bir hızla gelişen ülkemiz su ürünleri yetiştiriciliği gerek ekonomik katkısı, gerekse gıda sektörü açısından çok önemli bir yere sahiptir. Her sektörde olduğu gibi gelişim, beraberinde bir takım değişimleri de getirmektedir...
Yazını devamı için tıklayınız
|
|
Türkiye’deki Balık Yemi Sektörünün İnanılmaz Gelişimi
|
|
Ülkemizde de son yıllarda hızlı büyük bir artış gösteren su ürünleri üretimi, sektörel bazda kayda değer bir konuma yükselmiştir. Özellikle 1980’li yıllarda deniz balıkları yetiştiriciliğinin başlaması ile yaygınlaşan yetiştiricilik çalışmaları, her geçen gün daha da yükselen bir ivmeyle yükselmeye devam etmektedir. Son 10 yıl içerisinde yetiştiricilik yolu ile su ürünleri üretimi yaklaşık 14 kat artmıştır...
|
|
İnadına Su Ürünleri Yetiştiriciliği
|
|
Derginin beşinci sayısınaa geldik ve hemen hemen her sayıda su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili istatistikleri, yatırımları, sektörel gelişmeyi, büyümeyi ve bu işe girmiş pek çok kuruluşlar ile ilgili kişiler ele alındı onlar hakkında gerçekçi ve detaylı bilgiler verildi. Dergi pek çok kişiye ulaştırıldı. Bununla birlikte her yıl tekrarlanabilen bir yapıya ulaşan su ürünleri fuarı düzenleniyor. Sektör inanılmaz bir şekilde her türlü zorluğa dayanıyor ve hatta gelişimine devam ediyor. Peki sonuç?
|
|
Geleceğe Yatırım Olarak Ar-Ge Projeleri
|
|
Önemi giderek artan su ürünleri yetiştiriciliğin gelişimi ve atılımları, son dönemde ki krize rağmen büyük bir hızla devam etmektedir. Çünkü üreticiler biliyorlar ki bu süreç belli bir süre sonra bitecek ve ayakta kalabilenler çok daha fazla üretim hacimleri ile karlarını arttırabileceklerdir. Geçmişteki tecrübeleri, su ürünleri sektörü içinde var olabilmenin sürekliliği korumaktan geçtiğini ortaya koymaktadır...
|
|
Balık yemi nedir?
|
|
Dünyada ve ülkemizde büyük bir hızla gelişmesine ve artmasına rağmen, su ürünlerinin ülkemizdeki tüketim oranlarının artmaması çok ilginç bir konudur. Yıllardır hep aynı oranlarda kalması (8kg/kişi başına) araştırılacak bir konu olup, üzerinde mutlaka durulmalıdır. Peki neden balık yemiyoruz? (Diğer su ürünlerine değinmiyorum bile.) Bu soru için birkaç alternatif yanıt bulunabilir. Hatta soru neden kültür balığı yemiyoruz diye düzeltilebilir. Soru ne olursa olsun bir gerçek var ki, toplum olarak balığı sevmiyoruz galiba...
|
|
|